Naperva

Standard

Ben elemde napervayım, acılar var her daim,
Hafızam şekillendi, böyle kaldım; hep mülayim…
Tütünü ektim tayın, ömrü zehir sayıp çekip sabır
Gönlü yaman adım, boynumu büktüm ağır…
Dili yordum ki mükafatım huzur gelip kalır,
Huzur sandıklarım hep sırtıma biner kahır!
En büyük dertlerim olsaydı keşke birkaç kadın!
Ölümün dizlerinde uyudum hem de çeyrek asır!

Vay arkadaş ben böyle üşür müydüm?
Bir parça yaşamak isteği en zorlu düşüm müydü?
Dürüstlük namerdin dünyasına göçüm müydü?
Yoksa bu varlığım gerçek değil, izdüşüm müydü?
Düşünmüştüm hem de inanarak bir gün güneş doğar diye…
Şu gülmeyen yüzümden kederler kovar diye…
En nihayetinde vazgeçmek kolay bir şey!
Zaten her daim beklesen de inanmak solan bir renk!…

Ey elemden biçare bükük boynum artık eğilme!
Sen kalleşi bildin ve bitti sular, durdu değirmen.
Onlara barış dersen hepsi ister etinden!
Bir el verirsin hep koparırlar gözleri seğirmez!
Dönmedi benimle kimse, yollarda çökmedi,
Çok sabredince bile içimden harlı öfke sönmedi!
Gömmediniz, öldürüp de gömmediniz…
Medet bekledim okyanusta, boy verip görmediniz!
Soy benim kalbimin kabuklarını bak altına!
Bak aklıma, değmez pes etmek, alıştım bu bataklığa!
Ayağımdan tutup yol açtı türlü sakatlığa
Bu kader!
Çolak kalıp yürüdüm karanlığa…
Ruhun benzeriyle atılmış bir samanlığa,
Boynuma sabit ihtimal zincirinden daraldım bak,
Bak ne kaldı elimde görmekten başka?
Belki ütopyam bütün mumlarım söndüğünde başlar!..